31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR....

   

      TÜM DÜNYADA SAĞLIK, MUTLULUK, BOLLUK VE BEREKETİN OLDUĞU, KİMSENİN AÇ, ÜŞÜMÜŞ OLMADIĞI, HAKSIZLIKLARA UĞRAMADIĞI, ADİL VE EŞİT BİR YIL OLSUN...
      EN ÇOKTA ÇOCUKLAR MUTLU OLSUN....

21 Aralık 2013 Cumartesi

NOEL BABA, MISIR KABI VE KUŞLAR...



         Mısır kaplarıma önce stencil tekniği ile rakam boyamıştım ama ya acemilikten ya da kağıtla denediğimden hiç güzel olmadı, düzeltmeye çalıştıkça rakamlar büyüdü ve sevimsiz bir hal aldı.
         Geçen sene aldığım peçetelerle dekupaj yapmak geldi aklıma, siyah rakamları tekrar beyaza boyadım ve  noel baba ile de daha şirin oldular böylece.
         Tahta objeler arasından bu kafes uzun zamandır dikkatimi çekiyordu, bana göre çok zarif. Ona da mum eskitme ve peçete dekupaj uyguladım. Ancak bu uygulamada peçetenin kaliteli olması gerektiğini üç defa kuş keserek, kuyruk ve baş kopararak bizzat deneyimledim. Daha önce hiç başıma gelmemişti, bu desenleri malzeme satan yerden tane işi almıştım.
        Bu uygulamaların hepsini siz bloger arkadaşlardan okuyup, öğrenerek uyguluyorum.  Katkılarınıza müteşekkirim.
        Mutlu yarınlar....
       
       

19 Aralık 2013 Perşembe

KENDİNİ BİLİRİN BLOG YAZARLIĞI...


   

      Bu gün yazmayı fazla sevmeyen benim blog maceram ne zaman başlamıştı diye düşündüm. Buna değer verdiğim bir blogerın yazısı sebep oldu, aynı başlangıçta da olduğu gibi...
     Milliyet Blog okurluğumda, blog sahiplerinin isimsiz ve haddini aşan yorumlara karşı haklı olarak tepkili olduklarını gördüm. Ve blog üyesi olmayanların yorumlarını yayınlamama kararı alacaklarını belirtiyorlardı. Önce oldukça bozuldum zira bende üye değildim, üye olmadan yorum yapanlardandım.
     Üyeliği tercih etmemiştim çünkü devamlı yazmak bana pek uymuyordu, yazarken sıkılıyordum, dikkat eksikliği yaşıyordum. Ama yorum yazamayacağımı bilmekte beni blogdan uzaklaştıracaktı. Bu gerekçeyle kendimi motive ederek, 2007 yılının yedinci ayında blog dünyasına yazan olarak ilk adımı attım.
     Özgürleşmiştim, adımı kullanmasamda yazılarına yorum yaptığım arkadaşlar benim kim olduğumu biliyorlardı. Büyükada ve Yalova Termal'de yaptığımız, samimi ve keyifli  blog toplantılarında bazıları ile tanıştım. Yazılarımızda, yorumlarımızda  bazen duygularda birleştik, bazen de bilgi anlamında birbirimize katkı sağladık. Bazıları ufkumun açılmasında önderlik etti, hala da yazılarını mümkün oldukça kaçırmamaya çalıştığım arkadaşlarım var.
     Günlük hayatın o kısır döngünde yogunlaşan koşturma ile, ailede yaşanan sağlık sorunları sonucu çokta programlamadan belli bir yerde blog macerasına nokta koydum.
     Yazma eylemi durmuştu ama ya okuma! Bir aradan sonra gene bir çok farklı konuda paylaşılan blogları okurken buldum kendimi. Önceliğim kitapla ilgili bloglardı bunu hoby v.s blogları takip etti. Kendime hep katmaya çalıştım, hem de hiç gocunmadan. Yaşça küçük  hünerce ve bilgice büyük bir çok blog yazarını onlarla gurur duyarak, gıptayla takip ettim.
     Başkasına küçük,  bana büyük bir sürpriz olan mutluluğu da yaşadım bir ara. Facebookta ki bir kitap sayfasında, Milliyet Blogda yazdığım bir kitap yazısından alıntı yapılarak, o kitap tanıtılıyordu. Belki 3-5 satırlık bir şeydi ama beni şaşırtıp mutlu etmişti. Sayfa yöneticisine sitem yerine teşekkür ettim çünkü farkında olmasa da hissettirdiği güzeldi.
     Gelelim bu bloga, Milliyet Blog dan bir yazanımız sık sık tekrarlardı "Yazılarımızla ilgili bir B planımız olmalı" diye, geçte olsa bende öncelikle bunu düşünerek açtım blogumu, oradaki yazılarımı taşıdım önce, sonra bir iki küçük paylaşım. Henüz bir sisteme oturmadı, her telden misali :) ama olsun en azından sizlere yorum yapan, yapacak olan kadar gerçek!
     Mutlu kalın...

   

15 Aralık 2013 Pazar

ÜRETMENİN KEYFİ...

       Yılbaşı ağacımızı hafta içi süsledim.  Ufacık dokunuşlarla, elde hazırladığım küçük çamlar, evler ve panoyla da küçük kitaplığımızı düzenledim.
        Cumartesi günü ise evim, en sevdiğim tarçın ve birazda zencefil kokusuyla doldu.  Van' da üşüyen bebeler de unutulmadı. Onlara da battaniyeleriyle birlikte gönderilmek üzere,  biraz acemilik yaşasam da filler ve arabalar dikildi.
       
       

      Hepinize mutlu pazar günleri...
         

7 Aralık 2013 Cumartesi

YENİ TOHUM, YENİ YIL, YENİ DİLEKLER...


    Bu gün http://atalet.blogspot.com/ sahibi Atalet hanımın paylaşımından öğrendiğim şekliyle limon çekirdeklerimi ektim. Bundan sonra heyecanla filizlenmelerini bekleyeceğim.
     Yeni yıl yaklaşırken öyle iyi geldi ki bu paylaşımı Sandy Tolan'ın Limon Ağacını okuduğumdan beri aklımın bir köşesinde hep limon fidesi alıp büyütmek ve onun o mis kokusunu duymak vardı.
     İnsan çok arzu ettiği halde küçücükte olsa bazı şeyleri  yapmayı öteleyebiliyor.  Gerçekleştirdiğinde ise, isteği ile birlikte başka şeylerin duyumsamasında da farklılıklar yaşıyor. Aynı benim bu gün hissettiklerim gibi...
     Yeni yılla ilgili iyi ve güzele dair hislerimi, dileklerimi ilk defa bu  kadar erken yaşadım. Ve bunu sizlerle paylaşmayı arzu ettim.
     2014 tüm dünyaya barış, bolluk,bereket, sağlık ve mutlulukla gelsin!


02.02.2014  :)



  
   
    ( Okumayı sevdiğim kadar yazmayı da sevseydim diyorum bazen. Aslında seviyorum da, zihnimde yazdığım müddetçe! İş satırlara dökmeye geldiğinde fena halde kestirmeci oluyorum, ne yapsam da sonucu bağlasam, tamamlasam düşüncesiyle dört nala koşturuyorum aceleyle.  Aslında söyleyeceklerim, paylaşmak istediklerim içimde birikip yığınlara dönüşüyor çoğunlukla. Ama umutluyum, uzun ve daha başka konulardaki yazılarımda  da buluşacağız sizlerle :) )
   

       

Translate

Google+ Badge

Google+ Followers