19 Aralık 2013 Perşembe

KENDİNİ BİLİRİN BLOG YAZARLIĞI...


   

      Bu gün yazmayı fazla sevmeyen benim blog maceram ne zaman başlamıştı diye düşündüm. Buna değer verdiğim bir blogerın yazısı sebep oldu, aynı başlangıçta da olduğu gibi...
     Milliyet Blog okurluğumda, blog sahiplerinin isimsiz ve haddini aşan yorumlara karşı haklı olarak tepkili olduklarını gördüm. Ve blog üyesi olmayanların yorumlarını yayınlamama kararı alacaklarını belirtiyorlardı. Önce oldukça bozuldum zira bende üye değildim, üye olmadan yorum yapanlardandım.
     Üyeliği tercih etmemiştim çünkü devamlı yazmak bana pek uymuyordu, yazarken sıkılıyordum, dikkat eksikliği yaşıyordum. Ama yorum yazamayacağımı bilmekte beni blogdan uzaklaştıracaktı. Bu gerekçeyle kendimi motive ederek, 2007 yılının yedinci ayında blog dünyasına yazan olarak ilk adımı attım.
     Özgürleşmiştim, adımı kullanmasamda yazılarına yorum yaptığım arkadaşlar benim kim olduğumu biliyorlardı. Büyükada ve Yalova Termal'de yaptığımız, samimi ve keyifli  blog toplantılarında bazıları ile tanıştım. Yazılarımızda, yorumlarımızda  bazen duygularda birleştik, bazen de bilgi anlamında birbirimize katkı sağladık. Bazıları ufkumun açılmasında önderlik etti, hala da yazılarını mümkün oldukça kaçırmamaya çalıştığım arkadaşlarım var.
     Günlük hayatın o kısır döngünde yogunlaşan koşturma ile, ailede yaşanan sağlık sorunları sonucu çokta programlamadan belli bir yerde blog macerasına nokta koydum.
     Yazma eylemi durmuştu ama ya okuma! Bir aradan sonra gene bir çok farklı konuda paylaşılan blogları okurken buldum kendimi. Önceliğim kitapla ilgili bloglardı bunu hoby v.s blogları takip etti. Kendime hep katmaya çalıştım, hem de hiç gocunmadan. Yaşça küçük  hünerce ve bilgice büyük bir çok blog yazarını onlarla gurur duyarak, gıptayla takip ettim.
     Başkasına küçük,  bana büyük bir sürpriz olan mutluluğu da yaşadım bir ara. Facebookta ki bir kitap sayfasında, Milliyet Blogda yazdığım bir kitap yazısından alıntı yapılarak, o kitap tanıtılıyordu. Belki 3-5 satırlık bir şeydi ama beni şaşırtıp mutlu etmişti. Sayfa yöneticisine sitem yerine teşekkür ettim çünkü farkında olmasa da hissettirdiği güzeldi.
     Gelelim bu bloga, Milliyet Blog dan bir yazanımız sık sık tekrarlardı "Yazılarımızla ilgili bir B planımız olmalı" diye, geçte olsa bende öncelikle bunu düşünerek açtım blogumu, oradaki yazılarımı taşıdım önce, sonra bir iki küçük paylaşım. Henüz bir sisteme oturmadı, her telden misali :) ama olsun en azından sizlere yorum yapan, yapacak olan kadar gerçek!
     Mutlu kalın...

   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Translate

Google+ Badge

Google+ Followers