29 Mayıs 2013 Çarşamba

FEMİNİSTİM, DUYGUSUZ DEĞİL!

Feminist mi dediniz?

Aman, sakının onlardan...

Ne eş, ne sevgili, ne de anne olabilirler!

Onlar; katıdır, duygusuzdur, bağımsızlıklarına olan düşünkünlükleri, genel yaşamlarına vurdumduymazlık olarak yansır ve çekilmez bir hal alır.

Ev işi yapmak, çocuk bakmak, aile düzeninin gerektirdiği sorumlulukları almak, feminizm yanlısı bir kadının külfetleridir. Karşı cinsle aynı haklara sahipliği savunma adına erkekleşmişlerdir... Anaçlıklarını, duygusallıklarını yitirmişlerdir....

Sizce de bu mudur feminizm?

Feministim diyen kaçımız bunlara "Doğru" diyebilir?

Ne yazık ki hala feminist sözcüğünün ilk akla düşürdüğü tanımlama bunlardan ibarettir...

Sosyal hayatı paylaşmada iki cinsinde eşit haklara sahip olmasını savunmak, doğaya bile karşı gelmek bahasına sizi "Kadın" cinsiyetinden bir anda soyutlar.

Çünkü genel kanıyla "Kadın": Kim tarafından düzenlendiği belirsiz, ortada olmayan ama varmış gibi kabullenilen, gizli ve yanlı bir anlaşmaya göre, saçını süpürge etmesi gereken, anlaşmanın şartlarına sorgulamadan uyan, "Neden sadece ben?" sorusunu sorma hakkı bulunmayan, duygusal-cinsel anlamda karşılık beklemeksizin verici olması gerekendir...

Feminizme; kadın-erkek ayrımı olarak değil, kadının da "insan" olduğu gerçeğiyle bakılmaya başlandığında bu kavram kargaşası çözülecektir.

Feminist Kadında;

- Anadır
- Eştir
- Sevgilidir
- Duygusaldır
- Sorumluluk bilincindedir
- Dişidir

Arada ki tek fark ise; Kendi cinsi adına sorgulayan, "İnsan" olma nimetinden adil olarak hakkını almak isteyendir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Translate

Google+ Badge

Google+ Followers