29 Mayıs 2013 Çarşamba

LAF DEĞİL, EYLEM!

Öncelikle bu yazımı herhangi bir polemik başlatmak niyetiyle yazmadığımı belirtmek istiyorum.

Çözemediğim şeyi birlikte irdeleyip, çözebiliriz belki.

Çevremde tanıdığım ve blogdaki erkek arkadaşların yorumlarına-yazılarına baktığım zaman, kadınlarla ilgili öyle hoş değerlendirmeler, benzetmeler, haklarını savunmalar, yanında olduğunu belirtmeler v.s. görüyorum ki, şaşırmamak elde değil.

" Kadınlar çiçektir, kadına el kalkmaz, her ortamda eşit olmalıyız, iki cinste aynı değer ve akıldadır, ailenin temeli kadındır, kadınlarımız yücedir, anadır, eştir, bacıdır, v.s".

İyi de; söylemler, yorumlar, yazılar bu yönde iken mağdur olan yurdumuz kadını, uzaydan mı eş seçip evlenmiş-beraber olmuştur.
Sıklıkla eleştiriye hedef olan, anadolu tipi denen erkeğin hiç olmazsa söylemi ile eylemi arasında çelişki yoktur.

"Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin, evin reisi erkektir, erkek ne derse o olur, saçı uzun- aklı kısa, eşitlik-meşitlik anlamam geç bunları v.s".

Söylem ve eylem aynı olunca tercihteki hata kadına mâl edilebilir, "Bunları söyleyen erkekten ne bekliyordun?" denebilir.

Ya diğerleri?

Başka kadınlara saygıda kusur etmeyen, gruplar içinde kadın haklarını sonuna kadar savunan, hatta bayan arkadaşlarının eşlerini-sevgililerini bu yönde sık sık eleştiren erkekler ???

Sanki evden dışarı çıkarken bazı beylere sihirli bir değnek değiyor ( inceltici-yumaşatıcı ) ancak eve döndüğü anda bu sihir bozuluyor...

Kadına yardımcı, saygı duyan, eşitliği hak gören erkek yok olup, yerine " yemek hazır mı?, çayı yaptın mı?, çocuk ağlıyor baktın mı? yoruldum benden birşey isteme, gömleğim ütülenmemiş, ekmek alınmamış, erkekmiyim-kadınmıyım anlamadım, tüm gün işte yoruluyorum zaten kendi hayatım kalmadı v.s" haykırışlarında başka bir erkek geliyor.

Neden ?

Evi dışında savunduklarını bir anda unutup, "El iyisi " olmak yerine "Ev iyisi" olmaktan çark ediliyor?

Örnekler tabiki kadın haklarına saygılı, bizlerle beraber savunucu olmuş tüm beyleri kapsamıyor. Ama söylem ve eylemi farklı olanların sayısıda azımsanamayacak kadar çok.

Sanırım mantıklı düşündükleri zaman destekleyeci, egolar söz konusu olunca da hükmedici ruh hallerine bürünüyorlar.

Bilindik ve meşhur "Şişirilmiş Erkek Egosu", mantığın önüne geçiyor.

İlişkilerde istikrarı yakalamaksa öncelikle saygı ve güvenden geçer. Karşınızdaki erkeğin söylemi ve eylemi birbirini tutmuyorsa, ne saygıdan, ne de güvenden söz edilebilir.
Arada bir dediğimle, yaptığım arasında fark var mı? diye sorabilmek bile belki çözümüde beraberinde getirir.
Ne dersiniz ?
11/11/2007








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Translate

Google+ Badge

Google+ Followers