29 Mayıs 2013 Çarşamba

YOL ARKADAŞIM.

En sevdiğim iyileştirme hikayelerinden biri Hermann HESSE'nin Boncuk Oyunu'nda bulunabilir.

Kutsal Kitap zamanında yaşayan Joseph ve Dion oldukça etkili olmalarına rağmen farklı şekillerde çalışan iki ünlü şifacıdır. Genç şifacı Joseph sessiz, esinlenmiş bir dinlemeyle tedavi eder. Hacılar Joseph'e güvenmektedir. Kulaklarına ulaşan acı ve kaygılar çöl kumundaki su gibi kaybolmakta ve tövbekarlar yanından içlerini boşaltmış ve sakin bir şekilde ayrılmaktadır. Öte yandan daha yaşlı şifacı Dion ise, aktif bir şekilde yardımını isteyenlerle yüzleşmekte, itiraf edilmemiş günahlarına ilişkin kehanetlerde bulunmaktadır. O yüce bir yargıç, cezalandırıcı, azarlayıcı ve onarıcıdır. Ve aktif müdahaleyle tedavi etmektedir. Tövbekarları çocuklar gibi tedavi ederken öğüt vermekte, cezalandırmakta, hac yolculuğunu ve evliliği emretmekte, düşmanları uzlaşmaya zorlamaktadır.
İki şifacı hiç karşılaşmaz ve yıllarca rakip olarak çalışırlar, ta ki Joseph bir ruhsal hastalığın pençesine düşüp, öz-yıkıcı fikirlerin üstesinden gelmeye çalıştığı derin bir umutsuzluğa gömülene dek. Kendisini kendine ait tedavi edici yöntemlerle tedavi edemeyerek, Dion'un yardımını istemek üzere yola çıkar.
Yolculuğu sırasında Joseph bir akşam vahada dinlenirken yaşlı bir yolcuyla sohbete dalar. Joseph yolculuğunun amacını ve hedefini anlatınca yolcu Dion'u arayışında ona rehber olmayı teklif eder. Daha sonra uzun yolculuklarının bir yerinde yaşlı yol arkadaşı kimliğini Joseph'e açıklar. Ne harikadır ki bu yolcu Dion, yani Joseph'in tam aradığı kişidir.
Dion, hiç tereddüt etmeden kendisinden genç, umutsuz rakibini evine davet eder ve orada yıllarca birlikte yaşayıp çalışırlar. Dion önce uşak olmasını ister Joseph'den. Sonra onu öğrenciliğe ve son olarakta en üst düzeye, yani meslektaşlığa yükseltir. Yıllar sonra Dion hastalanır ve ölüm yatağındayken bir itirafını dinlemesi için genç meslektaşını yanına çağırır. Joseph'in korkunç hastalığından ve yardımını istemek amacıyla Dion'u bulmak için çıktığı yolculuktan söz eder. Yol arkadaşının ve rehberinin Dion olduğunu öğrenince Joseph'in bunu nasıl mucize olarak gördüğünü hatırlatır.
Dion artık ölüyor olduğuna ve uygun zaman geldiğine göre bu mucize hakkındaki sessizliğini bozabileceğini söyler Joseph'e. O zamanlar bu olayın ona da mucize gibi geldiğini söyler çünkü kendisi de büyük bir umutsuzluk içindedir. O da boş ve manevi açıdan ölü gibi olduğunu hissetmektedir. Kendi kendine yardım edemediği için yardım aramak üzere yola çıkmıştır. Vahada karşılaştıkları o gece Dion' da Joseph adındaki ünlü şifacıyı aramaktadır!

Irvın D. YALOM/ Bağışlanan Terapi

Psikolog ve psikoterapi denince çoğumuzun ilk tepkisi, "Benim psikologa gitmeme ve terapi görmeme gerek yok, hastamıyım ki?" hatta daha da ileri giderek "Deli miyim?" olur. Bu tutum günümüzde biraz aşılmaya başlanmış gibi görünse de, yüzdelik dilimde büyük payın, bu tepkiyi vereceklerden oluştuğu da bir gerçektir.

Verilen tepkide; terapistle-terapi görenin, doktor-hasta olarak adlandırılmasının etkisi yok mu?

Irvın D. YALOM; Terapötik ilişki için bir çok ifade olmasına rağmen (hasta-terapist, müşteri-danışman, analiz edilen-analist, müşteri-kolaylaştırıcı, kullanıcı-sağlayıcı) hastaları ile kendini "Yol arkadaşı" olarak düşünmeyi tercih ettiğini belirtiyor.

"Divan" adlı eserinde, kahramanı Dr. Ernest Lash ın kendinden kıdemli Dr. Marshal' dan gözetim terapisi almasını, ilerleyen zaman içinde ise Dr. Marshal'ın gizlilik ilkesine güvenemediğ için meslektaşlarından seçim yapmamasına karşın, Avukatı Carolyn 'i yol arkadaşı olarak belirlemesini örneklendirerek, bizlere insan doğası gereği hepimizin, basit yada yoğun dürtü sorunlarımızla ilgili, dönem dönem terapiye ihtiyaç duymamızın olağanlığını açıkca belirtmiş oluyor.

Ayrıca; terapide dürüstlük ilkesinin sadece tek tarafın dürüstlüğü değil, iki yol arkadaşı için geçerli olmasını hedef belirleyerek güven sağlamakla birlikte, iki insanında kendilerini dürüstçe ifadeleri ile birbirlerinin sivrilen dürtülerinde törpü görevi görmesini ve karşılıklı değişim fırsatı yakalamalarını esas alarak, "Yol Arkadaşlığı" benzetmesinin de ne kadar gerçekci olduğunu vurguluyor.

Kitapları bitirdiğimde; Türkiye şartlarında Aile Hekimliğinin bile hedefine ulaşabileceğine inanmasam da, toplumsal olarak yaşanan öfke patlamalarını, ilerlemiş depresyon vakalarını düşündükçe öncelik sırasının Aile-Bireysel Terapiye tanınabilmesini arzu ettim.

Ruhu dinmeyen hangi birey sağlıklı çözümler üretebilir???








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Translate

Google+ Badge

Google+ Followers